Dokunma İsteğimiz
Birbirimize serbestçe dokunamadığımız zamanlarda, çocuklarımız yada hayvanlarımıza
yöneltiriz kendimizi. Annelerin bebeklerini kucaklayıp sallamaları çok doğaldır.
Arkadaşların ve diğer yetişkinlerin de bebekleri ve küçük çocukları kucaklayıp
öpmesi, yalnızca çocuğu rahatlatmakla kalmayıp yetişkini de memnun eden bir
şey olarak hoş karşılanır. Kedilerimizi sever kucaklarız, atlarımıza sarılırız,
köpeklerimizi okşarız. Dokunmanın daha çok kabul gördüğü kültürlerde insanlar
birbirlerini çok daha fazla dokunurlar, ama bizlerden farklı olarak hayvanlarını
okşamaya fazla zaman ayırmazlar.
Dokunma isteğimiz, müze sanat galerindeki “Lütfen Dokunmayınız” uyarılarına gerek duyulmasından da bellidir. Dokunmak ve gördüğümüzü doğrulamak içgüdüsüne sahibiz. Dokunma duyumuz belki de en temel algılama biçimimizdir. Rahimdeki bir bebek ilk izlenimlerini dokunarak edinir, belki de dokunmanın güven ve rahatlık sağlamasının nedeni budur.
Dokunma isteğimiz, müze sanat galerindeki “Lütfen Dokunmayınız” uyarılarına gerek duyulmasından da bellidir. Dokunmak ve gördüğümüzü doğrulamak içgüdüsüne sahibiz. Dokunma duyumuz belki de en temel algılama biçimimizdir. Rahimdeki bir bebek ilk izlenimlerini dokunarak edinir, belki de dokunmanın güven ve rahatlık sağlamasının nedeni budur.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Hoşgeldiniz Bizimle irtibat kurmak için yorum alanını kullanabilirsiniz.
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.