ankarada masör
ankarada masör olmak veya bu alanda kendinii tanıtmak istiyorsanız bizimle iletişim kurun
11 Temmuz 2013 Perşembe
ankara masaj salonları
ankara masaj salonları
ankarada bulunan masaj salonları yakında sayfamı hazırlanıyor
ankarada bulunan masaj salonları yakında sayfamı hazırlanıyor
25 Haziran 2013 Salı
ankara masör ilanları
ankara masör ilanları sayfamıza hoşgeldiniz. Bu sayfadan masör ilanları verip kitlelere ulaşabilirsiniz.
ankara masör, ankara masör ilanları, ilanlar masör, masaj servisi ilanları, masaj yaptırmak, masaj yapanlar.
ankara masör, ankara masör ilanları, ilanlar masör, masaj servisi ilanları, masaj yaptırmak, masaj yapanlar.
ankara masör
ankara ilinde masaj işi ile uğraşan masajcılar bize bilgi verin. Ayrıca masaj yaptırmak isteyenler bizim baştacımızsınız. iletişim sayfasından bizimle irtibat kurabilirsiniz.
Masaj salonları
masaj salonları masaj yapılan salonlardır ve masaj salonları hijyenik koşullarda sağlıklı hizmet vermeye dikkat etmelidir.
Etiketler:
adana,
ankara istanbul,
bursa,
izmir,
masaj,
masaj salonları,
masör,
salon,
salonu
30 Mayıs 2013 Perşembe
Masajın Tarihçesi
Masajın Tarihçesi
Masajın tarihi muhtemelen insanın ortaya çıkmasıyla başlar. Bu, hepimizin içgüdüyle
yaptığı bir şeydir: Maymunların birbirlerinin tüylerini temizlemesi, hayvanların
yaralarını yalaması ve insanların ağrıyan bir eklemi ovması birer masajdır.
Masaj belki de en eski sağaltım yöntemidir ve tarih boyunca tüm kültürlerce
kullanılmıştır. Yunanlı hekim Hipokrat tarafından ‘anatripsis’ olarak adlandırılmış
ve diğer yazarlarca tripsis, ovuşturma, elle tedavi ya da ovma olarak anılmıştır.
Bizim masaj sözcüğünü kullanmamız nispeten yenidir ve bu sözcük Arapça’da elle
sıvazlama anlamında gelen masah’tan türemiştir.
Eski Çin, Hindistan ve Mısır elyazmalarında masajın hastalıkları önlemek, sağaltmak ve yaraları iyileştirmek için kullanıldığı yazmaktadır. Masaj, ilk olarak yaklaşık MÖ 2700’lerden kalma Çince bir kitapta geçer : “Gece uykusundan sonra, kan dinlenmiş ve gevşemişken sabah erkenden avucun içiyle tüm vücudun sıvazlanması insanı soğuk algınlığından korur, organları esnek tutar ve ufak tefek rahatsızlıkları önler.”
Eski Yunanistan ve Roma’dan kalma eserlerde de, masaja sayısız göndermelerde bulunulmuştur. Spordan önce ve sonra, nekahet döneminde egzersiz yerine, banyodan sonra yada ruhsal çöküntü, astım, sindirim problemleri ve hatta kısırlık gibi çeşitli durumlar için tıbbi tedavi olarak önerilmiştir. Romalı imparatorluk hekimi Galen (MS 131 – 210), masaj ve egzersizle ilgili en az on altı kitap yazmıştır ve fikirlerinin çoğu bugün hala pratik değerini korumaktadır. Galen, masajı sert, hafif ve orta olarak sınıflandırmış ve şöyle yazmıştır: “Çok çeşitli el darbeleri ve hareketleri yapılmalıdır; Öyle ki tüm kas lifleri mümkün olduğunca her yönde ovulabilsin.” Gladyatörlere ise oyun öncesi ve sonrasında yapılan masajı şöyle açıklamıştır: “Vücutlarına yağ sürüldü ve kızarana kadar ovuldular. “Jül Sezar da şiddetli sinir ağrılarının hafiflemesi için her gün masaj yaptırırdı. Romalı yazar Plinius yabancı masarüne öylesine çok borçlanmıştı ki sonunda imparatordan, masöre en yüksek şeref payesi olan Roma yurttaşlığını bahsetmesini dilemişti.
Hindistan’da, masaja her zaman için büyük değer verilmiştir; hemen herkes nasıl masaj yapılacağını çok iyi bilir. Anneler çocuklarına masaj yapa, sonrada bu çocuklara ana-babalarına aynısını yapmaları öğretilir. Masaj, tarihi MÖ 1800 ‘e kadar uzanan bir Hint tıp sistemi olan Ayurveda sağaltım yöntemlerinin bir parçasıdır; otlar, baharatlar ve aromalı yağlar ovularak deriye yedirilir.Diğer kültürlerde de sağlıklı kalmak için her zamana masaja başvurulmuştur. Sir George Simpson “Dünya Çevresinde Yolculuk” (1889) adlı seyahatnamesinde, Sandwich adaları halkı hakkında şunları yazmıştır: “Her gün, hatta her saat kendilerine mükellef ziyaretler çeker çok az egzersiz yaparlar ya da hiç yapmazlar ama her yemekten sonra ve istenirse ya da uygunsa daha sık olmak üzere sürekli masaj yaptırarak yorgunluk ya da bitkinliğe mahal vermeden kan dolaşımı ve sindirimi düzenlerler.” Kaptan Cook, 1779 ‘da on iki Tahitili kadının kendisine baştan ayağa masaj yaptığında ağrılı siyatiğinin nasıl geçtiğini anlatmıştır.
18 ve 19. yüzyıllarda bir İsveçlinin, Per Henrik Ling ‘in (1776-1839) etkisiyle Avrupa da masaja rağbet artmış ve İsveç masaj sistemi Avrupa çapında yayılmıştır. Ling, tıbbi jimnastik ve masaja büyük önem vermiş; hareketleri pasif ya da jimnastik hareketler, basınç, ovma, titretme, vurma ve döndürme olarak sınıflandırmıştır. Eseri kraliyet ailesi tarafından ödüllendirilmiş Stockholm ‘de bir enstitü kurularak 1838 ‘de Londra ‘da bir İsveç masajı olarak anılmaktadır.
19. yüzyılın sonlarında, masaj artık yaygın bir tıbbi tedavi yöntemi olarak ünlü cerrahlar ve doktorlar tarafından sık sık kullanılmaya başlamıştır. Bunlar; ya kendileri masaj yapmış yada kendileri için masaj yapmak üzere yardımcılar (genellikle kadınlar) yetiştirmişlerdir. Ama “kötü şöhretli evler” de masajı, kendi faaliyetleri için paravan olarak kullanmaya başlamışlar ve bunun üzerine 1894 yılında Londra’da sekiz profesyonel kadın, Eğitimli Masörler Derneği’ni kurmak üzere bir araya gelmiştir. Bunlar, şimdiki adıyla Onaylı Fizik Tedavi Derneği’nin kurucularıdır.
Eski Çin, Hindistan ve Mısır elyazmalarında masajın hastalıkları önlemek, sağaltmak ve yaraları iyileştirmek için kullanıldığı yazmaktadır. Masaj, ilk olarak yaklaşık MÖ 2700’lerden kalma Çince bir kitapta geçer : “Gece uykusundan sonra, kan dinlenmiş ve gevşemişken sabah erkenden avucun içiyle tüm vücudun sıvazlanması insanı soğuk algınlığından korur, organları esnek tutar ve ufak tefek rahatsızlıkları önler.”
Eski Yunanistan ve Roma’dan kalma eserlerde de, masaja sayısız göndermelerde bulunulmuştur. Spordan önce ve sonra, nekahet döneminde egzersiz yerine, banyodan sonra yada ruhsal çöküntü, astım, sindirim problemleri ve hatta kısırlık gibi çeşitli durumlar için tıbbi tedavi olarak önerilmiştir. Romalı imparatorluk hekimi Galen (MS 131 – 210), masaj ve egzersizle ilgili en az on altı kitap yazmıştır ve fikirlerinin çoğu bugün hala pratik değerini korumaktadır. Galen, masajı sert, hafif ve orta olarak sınıflandırmış ve şöyle yazmıştır: “Çok çeşitli el darbeleri ve hareketleri yapılmalıdır; Öyle ki tüm kas lifleri mümkün olduğunca her yönde ovulabilsin.” Gladyatörlere ise oyun öncesi ve sonrasında yapılan masajı şöyle açıklamıştır: “Vücutlarına yağ sürüldü ve kızarana kadar ovuldular. “Jül Sezar da şiddetli sinir ağrılarının hafiflemesi için her gün masaj yaptırırdı. Romalı yazar Plinius yabancı masarüne öylesine çok borçlanmıştı ki sonunda imparatordan, masöre en yüksek şeref payesi olan Roma yurttaşlığını bahsetmesini dilemişti.
Hindistan’da, masaja her zaman için büyük değer verilmiştir; hemen herkes nasıl masaj yapılacağını çok iyi bilir. Anneler çocuklarına masaj yapa, sonrada bu çocuklara ana-babalarına aynısını yapmaları öğretilir. Masaj, tarihi MÖ 1800 ‘e kadar uzanan bir Hint tıp sistemi olan Ayurveda sağaltım yöntemlerinin bir parçasıdır; otlar, baharatlar ve aromalı yağlar ovularak deriye yedirilir.Diğer kültürlerde de sağlıklı kalmak için her zamana masaja başvurulmuştur. Sir George Simpson “Dünya Çevresinde Yolculuk” (1889) adlı seyahatnamesinde, Sandwich adaları halkı hakkında şunları yazmıştır: “Her gün, hatta her saat kendilerine mükellef ziyaretler çeker çok az egzersiz yaparlar ya da hiç yapmazlar ama her yemekten sonra ve istenirse ya da uygunsa daha sık olmak üzere sürekli masaj yaptırarak yorgunluk ya da bitkinliğe mahal vermeden kan dolaşımı ve sindirimi düzenlerler.” Kaptan Cook, 1779 ‘da on iki Tahitili kadının kendisine baştan ayağa masaj yaptığında ağrılı siyatiğinin nasıl geçtiğini anlatmıştır.
18 ve 19. yüzyıllarda bir İsveçlinin, Per Henrik Ling ‘in (1776-1839) etkisiyle Avrupa da masaja rağbet artmış ve İsveç masaj sistemi Avrupa çapında yayılmıştır. Ling, tıbbi jimnastik ve masaja büyük önem vermiş; hareketleri pasif ya da jimnastik hareketler, basınç, ovma, titretme, vurma ve döndürme olarak sınıflandırmıştır. Eseri kraliyet ailesi tarafından ödüllendirilmiş Stockholm ‘de bir enstitü kurularak 1838 ‘de Londra ‘da bir İsveç masajı olarak anılmaktadır.
19. yüzyılın sonlarında, masaj artık yaygın bir tıbbi tedavi yöntemi olarak ünlü cerrahlar ve doktorlar tarafından sık sık kullanılmaya başlamıştır. Bunlar; ya kendileri masaj yapmış yada kendileri için masaj yapmak üzere yardımcılar (genellikle kadınlar) yetiştirmişlerdir. Ama “kötü şöhretli evler” de masajı, kendi faaliyetleri için paravan olarak kullanmaya başlamışlar ve bunun üzerine 1894 yılında Londra’da sekiz profesyonel kadın, Eğitimli Masörler Derneği’ni kurmak üzere bir araya gelmiştir. Bunlar, şimdiki adıyla Onaylı Fizik Tedavi Derneği’nin kurucularıdır.
Aktif Meditasyon
Aktif Meditasyon
Masaj yapmak, bence aktif meditasyon gibidir. İyi bir masaj için sakin ve kendinizi
tamamen yaptığınız işe vermiş olmanız gerekir. Hareketlerin ritmine yoğunlaşarak
kısa zamanda tümüyle gevşersiniz ve bu gevşeme masaj yaptığınız insana da yansır.
Bu durumunuzu korudukça, yalnızca daha iyi masaj yaptığınızı görmekle kalmaz,
masaj bittiğinde de enerjiyle dolduğunuzu, dirençleştiğinizi ve canlandığınızı
fark edersiniz. Siniriniz bozuk yada canınız sıkkınken, daha masaj yapmaya başladığınızda
bile; sakinleştirici ve telkin edici hareketlerle bozuk bir moralden neredeyse
hiçbir eser kalmadığını görürsünüz.
Masajın Yararları
Masajın Yararları Faydaları
Masaj, masaj yapılan insanın sağlığı üzerinde pek çok yararlı etkide bulunur;
kan dolaşımını düzenler, kasları gevşetir, sindirime yardımcı olur ve lenf sistemini
harekete geçirerek atık maddelerin boşaltımını hızlandırır. Bunlar, ilgi ve
şefkat gösterildiğini hissetmenin getirdiği etkilerle birleştiğinde günümüz
ilaçlarınınkiyle kıyaslanamayacak kadar olağanüstü bir iyileşme sağlar çabucak.
Masajın yararları yalnızca masaj yapılan tarafından hissedilmez: Masör de aynı şekilde etkilenir.bunlardan. Bazı ilginç gözlemler de bunu desteklemektedir : Hayvan dostlarımızı okşarken kendimizi de sakinleştirdiğimiz ve kan basıncımızın yavaşladığı keşfedilmiştir. Masaj yapmanın da aynı etkiyi sağladığını savunuyorum. Ellerimizi bir insanın üzerinde gezdirmek hem masaj yapan hem de yapılan için rahatlatıcı etkiye sahiptir.
Masajın yararları yalnızca masaj yapılan tarafından hissedilmez: Masör de aynı şekilde etkilenir.bunlardan. Bazı ilginç gözlemler de bunu desteklemektedir : Hayvan dostlarımızı okşarken kendimizi de sakinleştirdiğimiz ve kan basıncımızın yavaşladığı keşfedilmiştir. Masaj yapmanın da aynı etkiyi sağladığını savunuyorum. Ellerimizi bir insanın üzerinde gezdirmek hem masaj yapan hem de yapılan için rahatlatıcı etkiye sahiptir.
Masajın Rolü
Masajın Rolü
Birbirimize daha çok dokunmak için yüreklendirilmeye ihtiyaç duyarız ve masaj
bunu saldırgan ve cinsek amaçlı olmayan bir şekilde yapmanın kusursuz bir yoludur.
En basit bir masaj bile olağanüstü bir rahatlama sağlayabilir. Sadece beş dakika
sonra elleri tutulduktan sonra hastalar daha çabuk iyileşiyor ve daha az ilaca
ihtiyaç duyuyorlarsa, masajın ne kadar etkili olabileceğini bir düşünün. Masaj
yaparak, bir insana önem verdiğinizi gösterir, paylaşma ve sezgisel bir anlayış,
güven ve haz duygusu iletirsiniz.
Dokunma İsteğimiz
Dokunma İsteğimiz
Birbirimize serbestçe dokunamadığımız zamanlarda, çocuklarımız yada hayvanlarımıza
yöneltiriz kendimizi. Annelerin bebeklerini kucaklayıp sallamaları çok doğaldır.
Arkadaşların ve diğer yetişkinlerin de bebekleri ve küçük çocukları kucaklayıp
öpmesi, yalnızca çocuğu rahatlatmakla kalmayıp yetişkini de memnun eden bir
şey olarak hoş karşılanır. Kedilerimizi sever kucaklarız, atlarımıza sarılırız,
köpeklerimizi okşarız. Dokunmanın daha çok kabul gördüğü kültürlerde insanlar
birbirlerini çok daha fazla dokunurlar, ama bizlerden farklı olarak hayvanlarını
okşamaya fazla zaman ayırmazlar.
Dokunma isteğimiz, müze sanat galerindeki “Lütfen Dokunmayınız” uyarılarına gerek duyulmasından da bellidir. Dokunmak ve gördüğümüzü doğrulamak içgüdüsüne sahibiz. Dokunma duyumuz belki de en temel algılama biçimimizdir. Rahimdeki bir bebek ilk izlenimlerini dokunarak edinir, belki de dokunmanın güven ve rahatlık sağlamasının nedeni budur.
Dokunma isteğimiz, müze sanat galerindeki “Lütfen Dokunmayınız” uyarılarına gerek duyulmasından da bellidir. Dokunmak ve gördüğümüzü doğrulamak içgüdüsüne sahibiz. Dokunma duyumuz belki de en temel algılama biçimimizdir. Rahimdeki bir bebek ilk izlenimlerini dokunarak edinir, belki de dokunmanın güven ve rahatlık sağlamasının nedeni budur.
Toplumsal Engeller
Toplumsal Engeller
Dokunuşun yararlarını gösteren tüm bu kanıtlara rağmen birbirimize dokunmaktan
kaçınırız. Bunun, bedensel duyularla ilgili haz ile cinselliği birbirine karıştırmaktan
kaynaklandığını düşünüyorum. Cinsellik ve dokunuş arasındaki bağlantıdan öylesine
korkmuşuz ki, dokunmayı resmileştirmişiz. Yetişkinlerin birbirine dokunabildiği
ancak belli birkaç durum vardır. Masaj, bu tabuları ortadan kaldırır ve insanların
birbirlerine rahatlıkla dokunabilmelerini sağlar.
Giriş
GİRİŞ
Masaj; sağlığa ulaşmanın ve sağlıklı kalmanın
en kolay yollarından biridir ve hepimiz bunu doğallıkla yaparız. Ağrıyan bir
omzu ovmak, endişeden kırışmış bir alın üzerinde elimizi gezdirmek hepimizde
doğuştan var olan iyileştirici bir güçtür. Baş ağrısı, ağrı-sızı, uykusuzluk
ve stres tek bir basit araçla dindirilebilir : Ellerimiz.
Masajın temeli dokunuştur ve bunun değerini gösteren tıbbi kanıtlar da giderek artmaktadır. Harvard Tıp Fakültesi’nde yapılan bir araştırmada, benzeri ameliyatlara girmeye hazırlanan hastalar iki gruba ayrıldı. Anestezi uzmanı, tüm hastaları ameliyattan önceki gece ziyaret ederek gruplardan birine ertesi gün yapılacaklar hakkında her zamanki bilgileri verdi, ama her hastayla beş dakika daha fazla ilgilendi, yanlarına oturup ellerini tutarak sıcak ve cana yakın davrandı. Ameliyat sonrasında kendilerine dostça yaklaşılmış olan hastalar, diğer grubun aldığı ilaç miktarının yalnızca yarısını aldılar ve hastaneden yaklaşık üç gün daha önce taburcu edildiler. Bu olay sıcaklık, cana yakınlık ve dokunuşla birleşen dostça davranışın genel sağlık üzerinde sahip olabileceği güçlü etkiyi göstermektir.
Dokunuş bizim için öyle doğaldır ki, o olmadığında insanlar canları sıkkın çabuk kızar hale gelebilirler. Gözlemlerin de ortaya koyduğu gibi, ana-baba ve çocukların birbirlerine rahatça dokunabildikleri ailede büyüyen çocuklar, dokunuştan yoksun bırakılanlara oranla daha sağlıklı, ağrı ve enfeksiyona karşı daha dayanıklıdırlar. Daha rahat uyurlar, daha çok arkadaş canlısıdırlar ve genellikle daha mutludurlar.
Ancak, dokunuş ihtiyacımız çocukluğumuzda son bulmaz; hepimiz sevgi, sıcaklık ve güven duygusu verdiği için ona ihtiyaç duyarız. Gerçekten de Evlilik Rehberliği Kurulu evli çiftlere birbirlerine daha fazla dokunmalarını salık vermektedir. Hatta Kurul, boşanma oranlarının giderek artmasında ailedeki fiziksel temas yoksunluğunun rol oynadığını ileri sürmektedir. Birbirine masaj yaparak geçirilen birkaç dakika, belki de, fiziksel ve ruhsal bir çok hastalığı önleyebilmektedir.
Masajın temeli dokunuştur ve bunun değerini gösteren tıbbi kanıtlar da giderek artmaktadır. Harvard Tıp Fakültesi’nde yapılan bir araştırmada, benzeri ameliyatlara girmeye hazırlanan hastalar iki gruba ayrıldı. Anestezi uzmanı, tüm hastaları ameliyattan önceki gece ziyaret ederek gruplardan birine ertesi gün yapılacaklar hakkında her zamanki bilgileri verdi, ama her hastayla beş dakika daha fazla ilgilendi, yanlarına oturup ellerini tutarak sıcak ve cana yakın davrandı. Ameliyat sonrasında kendilerine dostça yaklaşılmış olan hastalar, diğer grubun aldığı ilaç miktarının yalnızca yarısını aldılar ve hastaneden yaklaşık üç gün daha önce taburcu edildiler. Bu olay sıcaklık, cana yakınlık ve dokunuşla birleşen dostça davranışın genel sağlık üzerinde sahip olabileceği güçlü etkiyi göstermektir.
Dokunuş bizim için öyle doğaldır ki, o olmadığında insanlar canları sıkkın çabuk kızar hale gelebilirler. Gözlemlerin de ortaya koyduğu gibi, ana-baba ve çocukların birbirlerine rahatça dokunabildikleri ailede büyüyen çocuklar, dokunuştan yoksun bırakılanlara oranla daha sağlıklı, ağrı ve enfeksiyona karşı daha dayanıklıdırlar. Daha rahat uyurlar, daha çok arkadaş canlısıdırlar ve genellikle daha mutludurlar.
Ancak, dokunuş ihtiyacımız çocukluğumuzda son bulmaz; hepimiz sevgi, sıcaklık ve güven duygusu verdiği için ona ihtiyaç duyarız. Gerçekten de Evlilik Rehberliği Kurulu evli çiftlere birbirlerine daha fazla dokunmalarını salık vermektedir. Hatta Kurul, boşanma oranlarının giderek artmasında ailedeki fiziksel temas yoksunluğunun rol oynadığını ileri sürmektedir. Birbirine masaj yaparak geçirilen birkaç dakika, belki de, fiziksel ve ruhsal bir çok hastalığı önleyebilmektedir.
27 Mayıs 2013 Pazartesi
Masör ilanları
Bize mobil hattımızdan ulaşarak masör talep edebilirsiniz.
Mobil çağrı hattı : 0555 333 4804
Etiketler:
ankara masaj,
ankara masör ilanları,
ankarada erkek masör,
ankarada masör,
masaj salonları,
masaj yaptırmak istiyorum,
masajla tedavi,
masör ankara,
masör ilanları
26 Mayıs 2013 Pazar
Masör
Müşterilerine elleri veya masaj aletleri ile masaj
yaparak kan dolaşımlarını kolaylaştıran, yorgunluklarını gideren,
sinirleri yatıştıran, vücuttaki zararlı maddelerin dışarıya atılmasını
sağlayan kişi
Diğer eş anlamlı ifadeler: erkek masaj terapisti, erkek masajcı, (İngilizce) masseur
Masörde Bulunması Gereken Özellikler
Masörün el kol bacak ve ayağının sağlam olması gerekir, uzun çalışma süresine tahammül edecek kapasitede olmalıdır.
Bulaşıcı hastalıklar, cilt hastalıkları. Solunum ve
dolaşım hastalıkları olmaması gerekir ve hatta Ahmet Hamdi Turgut’a göre
görme vasfına da sahip olmalıdır.
Masör Zeki bilgili ve sürekli yeni bilgilerle kendini geliştirmesi gerekir.
Masörlük yapan kişi her iki cinse de masaj yaptığından
yaptığı iş hem suiistimal etmeye hem de ettirmeye müsait bir meslektir.
Bu yüzden masörün ciddi bir meslek ahlakına sahip olması gerekir
Masörlük mesleği yardımcı tıp branşıdır, hiçbir sapıklığa izin vermez ve aksi diğer suçlulara göre çok ağır cezalandırılır.
Masör sinirli olmamalıdır, sabırlı ve sinirlerine hakim olabilmelidir.
Genel kültür açısından kendini her konuda geliştirmeli
konuşmak istemeyenle fazla konuşmamalı, konuşmak istemeyenle de her
konuda konuşabilmelidir.
Meslek Ahlakı: Hekim ve masör
meslektaşlarını kötülememeli ve müşterilerinin kendisine anlattığı
bilgileri bir üçüncü şahsa anlatmamaları meslek ahlakı açısından çok
önemlidir. Kendisine iş sağlayana komisyon vermemeli ve fazla para almak
için lüzumsuz şeyler icat edip uygulamamalıdır.
Masörün Giyimi: Masörün tüm giysisi
beyaz olmalıdır. Beyaz rengin özelliği kiri çok kolay göstermesi
dolayısı ile çok sık yıkanarak temizliğinin sağlanmasıdır. Aynı zamanda
da hastanede doktor ve hemşirelerinde giysileri beyazdır tıbbın yardımcı
branşı olan masörlerin giysisi de beyaz olmalıdır. Pantolon bol ve
rahat olmalı hareketi engellememeli, beyaz tişört ve kısa kollu gömlek
masörü engellememeli, beyaz ve ortopedik bir ayakkabı veya yarım
ayakkabı (Topuğu açık) olmalıdır, Spor sahasında ise beyaz eşofman ve
beyaz bir ayakkabı olmalıdır.
Masörün Vücut Temizliği: Masör vücut
temizliğine çok dikkat etmelidir sıcak günlerde sık sık banyo yapmalı
oda sıcaklığını terlemeyecek düzeyde tutmalı ter hasta üzerinde iyi bir
intiba bırakmaz. Ağız kokusu da bir masörde çekilecek şey değildir hele
sarımsak gibi yada pastırma gibi keskin koku çıkartan şeyler
yememelidir. Herhangi bir şey yemeden de ağız kokusu varsa kokuyu silici
nane şekeri ve başka kokulu şekerler tavsiye edilir. Vücut kokusu varsa
kokuyu silici bir parfüm kullanılabilir.
Masörün Elleri: Masör her masajdan
önce ve sonra ellerini yıkamalı tırnaklarını kısa ve yuvarlak olarak
kesmeli masaj esnasında tırnakları müşteri tarafından hissedilmemelidir.
Masör ellerinde yara oluşmamasına çok dikkat etmelidir en büyük
sermayesi olan ellerinden yaralanmamaya özen göstermelidir. Elleri temiz
olsa da müşterinin yanında ellerini yıkamalıdır. Bu iyi bir intiba için
gereklidir.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)


